Ara

UZAKTAN EĞİTİMİN GETİRİSİ : UZAKTAN BİR DOKTOR, ÖĞRETMEN, MÜHENDİS…

  • Bunu Paylaş:
post-title

En küçüğümüzden en büyüğümüze şu süreçte elindeki imkanlarla öğrenmeye gayret gösterdi. Peki öğrenebildi mi? Uzaktan eğitim süreci bahsedildiği kadar verimli geçti mi? Bu süreçte açılması öngörülen kurumlar okullar olmamalı mıydı? Yoksa eğitime verilen öncelik listenin başlarında gelmiyor mu?

Hepimiz biliyoruz ki bu süreçte ilkokullar bir açıldı bir kapatıldı. Liseler bir açıldı bir kapatıldı. Üniversiteler açılmadı. Eğitim gördüğümüz bu denli önemli kurumlar kapalı iken birçok yerin açılmasında problem görülmedi.

Peki iki yılda kaç çocuk okula yeni başladı? Kaç öğrenci üniversite sınavı için hazırlandı? Kaç öğrenci okulundan mezun oldu? Cümlelerin doğrusunu söyleyelim. Okula gerçekten yeni başlayan çocuklar sizce uyum sağlayabildi mi, alışabildi mi, öğrenebildi mi? Üniversite sınavına hazırlanan son sınıflar ve sınava girenler bu denli önemli senelerinde o sınava hazır girebildi mi? Üniversitelerinden mezun olan öğrenciler en önemli son iki yılını verimli geçirebildi mi? 

Bir doktor bir mühendis bir öğretmen o iki yılda ne şartlarda mezun oldu? Uzaktan eğitimde biz neler öğrendik? Bir doktor adayı tıp öğrencisi, insan bedenini tanımadan ekrandaki yansıtma ile öğrenmeye gayret etti. Bir öğretmen adayı yalnızca ezberlediklerini aktarabilecek seviyeye ulaşabildi. Yine bir öğretmen adayı en çok kendi öğretmenlerini örnek alması gerekirken kimi üniversitelerin uzaktan eğitim sitelerinde kameralar dahi açılmadı.

 

28szt09_ant111


ODTÜ’nün yaptığı bir araştırmaya göre de durumlar pek farklı değil.  

28szt09a_ant_izm_ist_ank_adn_trb

. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi ve raporu hazırlayan isimlerden Alperen Keleş şunları söyledi: “ODTÜ' deki öğrenciler, yüzde 70.6 gibi çok yüksek bir oran ile psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Salgında evlere tıkılmaları, tüm günü bilgisayar başında geçirmeleri üniversite öğrencilerinin psikolojilerinde ciddi hasarlar oluşturdu. Çok karamsar düşüncelere sahip, umudunu kaybetmiş, ciddi bir kesim var.”

 

images

Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinden Nükleer Enerji Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ufuk Yılmaz şöyle diyor: Nükleer öğrencileri ‘Eğitim/öğretim temel mühendislik konularında yeterince yüksek düzeyde olduğu için, nitelikli mühendis olarakgeleceğimiz için kendi gerçeklerimizi ortaya koymanın zorunlu yetişirler.’ Bugün açısından bakalım, uzaktan eğitimde bu konularda uzmanlaşmak ne kadar mümkün.

 

Öğrenciler tembelliğe alıştı. Kimimiz kopyaya engel olamadık. Kimimiz sorularımıza cevap alamadık. Kimimiz internet problemlerimizden derslerimize, sınavlarımıza giremedik. Öğretmenlerimiz ile göz teması kuramadık. Beyaz bir ekran üzerinden duyduğumuz sesler ile yetindik. Bu noktada verilen eğitimin ne önemi kaldı? Biz öğrenciler bunu kendimiz okuyarak ve dinleyerek de yapamaz mıydık? Evet belki de yapardık. Ama ne kadar verimli olurdu? Olmazdı. Şu an ki durumun farkı nedir peki?

Geleceğe hazırlanan bir öğrencinin düştüğü karamsarlık ne kadar korkutucu değil mi? Destek ihtiyacı durumuna düşmek belki de eğitimimizin öncelenmemesinin bir sorunudur. Düşünsenize geleceğimizin doktorları arasında bu pandemi sürecini kopyayla geçirenler var. Geleceğimizin mühendisleri, öğretmenleri ve daha nice meslek sahipleri olacak insanlar arasında bu adaletsizliği fırsata dönüştürenler dahi var.

Büyük bir kesim öğretmenleri ile diyalogu kesti. Umudunu kaybetti ve sadece oluruna bıraktı. Bu süreçte eğitim ile ilgili alınan uzaktan olması kararı sadece bizi değil unutmayın bu ülkenin geleceğini de etkiledi. Belki şimdi değil fakat geleceğini mutlaka etkiledi.

Biz öğrenciler farkındayız ki uzaktan eğitim olmaz. Uzaktan yalnızca öğretim olur. Yalnızca öğretim ise geleceğin nitelikli çalışanlarını kendi ellerinizle yok etmeniz demektir.

 

Zeynep Yaman

Zeynep Yaman