Ara

Ulupamir Köyü'ndeki Türklerin İsyanı

  • Bunu Paylaş:
post-title

       Ulupamir, Van'ın Erciş ilçesine bağlı bir köydür. Şimdi adı 3.850 nüfuslu Ulupamir Mahallesi olarak geçen bu yerleşim yerini Kırgız Türkleri kurmuştur. Kırgız Türkleri buraya Afganistan'ın Pamir Yaylası'ndan göç etmişlerdir. Nedeni ise 1979'da Sovyetler Birliği'nin ülkelerini işgal etmesi sonucu Afganistan'a yerleşmeleri ve sonrasında da buranın ikliminin yaşamlarına uygun olmadığını düşünür ve çeşitli ülkelere. çoğunlukla da Türkiye'ye göç etmeleridir. Van'ı tercih etmelerinin de kendileri için önemli bir anlamı var, burayı kendi memleketlerine benzetmiş olmaları. Kenan Evren, bu Kırgız Türkleri'ne istedikleri yeri seçme hakkını tanıdığı gibi oraya kendi istedikleri ismi de verme hakkı verir. Onlar da geldikleri yaylanın buraya benzemesinden ve ismini devam ettirmek istediklerinden bu yerleşim yerine Ulupamir adını verirler. Sonrasında da burada hayvancılık yaparak geçimlerini sağlamaya çalışırlar. 

ulupamir
 

        Aslında buraya kadar her şey oldukça normal ve güzel görünüyor. Fakat gelin görün ki dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da bu insanlar zaman zaman dışlanmalara, ötekileştirmelere maruz kalıyorlar. Devlet onlara köy veriyor, yaşamaları için iki katlı evler veriyor... Peki ya sonra? Sonrası şöyle: Zaman geçtikçe Kırgız Türkleri bu evlerin yeterli korumaya sahip olmadığından, durumları ise evleri onarmaya elvermediğinden yakınıyorlar. Ama kimse seslerini duymuyor. Öyle ki yardım etmek isteyenlerin de önlerine çeşitli engeller çıkarılıyor. Bu bölgeye kargo gitmediği için gönderilen gıda, kıyafet gibi yardımlar onlara ulaşamıyor. Erciş'in merkezine gidiyor fakat köylülere merkezden bu yardımları ulaştıracak kimse de çıkmıyor. 

enlikler
 

        Halkın çoğunluğu Ulupamir'deki Kırgız Türkleri'ne uyum sağlayamasa da onları izliyor, gözlemliyorlar. Neden böyle bir cümle kuruyorum? Çünkü burada yaşayan Kırgız Türkleri bugün bile kendi geleneklerini, törenlerini, şenliklerini devam ettiriyorlar. Yöresel kıyafetlerini giyiyorlar ve kendi törelerine göre avlanıp hayvancılık yapmaya devam ediyorlar. Yerli halk zaman zaman onların bu şenliklerini, kutlamalarını garipsiyor. Zaman zaman onlara eşlik dahi ediyorlar. Fakat ne yazık ki bu güzellikte de bir yıkım gözleniyor. Çünkü bölgede yaşayan Kürt halkı, bölgenin kendilerine ait olduğunu söyleyerek buradaki Türklere baskı uyguluyorlar. Hayvanlarını otlattıkları bölgelerde huzur vermiyorlar. Kendi şenliklerini yapmalarına zaman zaman izin vermiyorlar. Burada yaşayan Türkler bölgedeki insanlarla iletişim kurmak için yörede kullanılan Kürtçe'yi öğrenmişler, fakat kendi dillerini de nesillere öğretmeye devam etmişler. Bu nedenle bile dışlanmalara maruz kalmaktalar. 

ulupamir1
 

    Peki biz neden Ulupamir'de yaşananlardan haberdar değiliz? Hatta neden adını bile ilk kez duyuyoruz? Çünkü korkuyoruz, korkuyorlar. Türk'ün adının geçtiği yerlerde Türk'ü savunan herkese ırkçı denmesinden ve destek beklerken düşman kazanmaktan bıktılar. Oysa buradaki mesele ırkçılık değil. Kürt-Türk ayrımı, üstün ırk meselesi hiç değil. Zulmeden daima haksız, zulme maruz kalan daima haklıdır. Tarafların milleti, dini, ırkı önemsenmez. Bu bir insan hakkı ihlalidir. Olaylara buradan bakmak gerekir. Bunların yanı sıra şahsi fikrim de önce kendi ülkem, sonra başkaları fikridir. Tekrar ediyorum, önce kendi ırkım, önce kendi dinim değil önce kendi ülkem. Evde kendi çocuğunuz açken başka çocukları doyurmak aklınıza gelmiyorsa, kendi ülkenizde mağdur olanlar varken de başka ülkelere sırf dinimiz aynı diye koşarak gitmemeliyiz. Önce kendimizi düşünmeliyiz. Kendisine faydası olmayan insanın başkasına da faydası olmaz. Bu bencillik değil doğanın ve yaşamın doğal dengesidir. 

     Bu nedenle lütfen Kırgız Türkleri'nin de sesi olalım. Milletine, diline bakmadan mağdur olanın sesini duyurmaya, çığlıklarını haykırmaya devam edelim. Çünkü vicdanın herhangi bir ayrımı yoktur. Vicdanınızın sesini dinleyin ve size yapılsa ne hissederdiniz, bunu düşünün. 

Belinay İpek

Belinay İpek