Ara

Kadınlar; Bir Çığlıktı Gülümsememiz

  • Bunu Paylaş:
post-title

Gülümsemek, insana verilmiş en büyük hediyedir. Bir insanın gülümsemesini çalmak ise en büyük hırsızlıktır. Kaç kadının gülümsemesi çalındı peki? Ya da kaç küçük çocuğun? Sayısını dahi bilmiyoruz ya da öylesine rakamlar yazıp istatiksel olarak açıklıyoruz. Bir kadın öldürüyoruz ve sadece o kadının ismini yazıyoruz. Onunla beraber ölen annesini, babasını, arkadaşlarını yazmıyoruz. Bir can alınıyor arkasında bir sürü insan perişan oluyor. Bir çocuk annesiz, bir adam sevdiği kadınsız, bir arkadaş dostsuz, bir anne ise çocuksuz kalıyor ve biz anlayamıyoruz... Solduruyoruz insanların yüzlerindeki gülümsemeyi, neden peki? İnsan, insana neden bu zulmü yapar anlam veremiyoruz.

iddet-ölüm

Bir çocuğun önünde annesini öldürüyor sonra o çocuktan insanlara sevgi duymasını bekliyoruz. Bir çocuğun annesi öldürülüyor, öldüren kişi ceza bile almadan serbest bırakılıyor. Bir çocuk koskoca dünyada savunmasız bırakılıyor ve kimsenin elinden bir şey gelmiyor.

Bir çocuk doğuruyor bir anne. Çocuğu, eve gelirken canı sıkılan öldürmeyi kafasına koymuş biri tarafından öldürülüyor. Şimdi anlayabilir miyiz o annenin acısını, bence anlayamayız. Gözünden sakınarak büyüttüğü çocuğunu, sırf biri canı istiyor diye öldürmesini kaldırabilmesini bekleyebilir miyiz? Ne söndürür şimdi o annenin acısını? Ne kadar ceza alsa o annenin kalbindeki acı soğur?

eş-serbest-ölüm
 

Bu fotoğrafta, bir kadının boşanmak üzere olduğu insandan şiddet gördüğü haberi anlatılıyor. Fatih E. adlı kişi boşanmak üzere olduğu eşi Sevim E. kişisini tehdit etmekle kalmıyor bıçaklıyor ve balkondan aşağı atıyor. Sonra ne mi oluyor? Adli kontrol şartı ile Fatih E. serbest bırakılıyor. Haberin devamını öğrenmeniz için (https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/oldurmesi-mi-gerekiyordu-bicakladi-balkondan-atti-serbest-birakildi-1066783) bu linke bakabilirsiniz.

Bir üniversite öğrencisi, akşam eve dönerken hem tecavüze uğrayıp hem öldürüldü. Şimdi bu anne ile babanın acısını düşünelim, tarifi olmayan bir acı... Bu ülkede daha birçok olay yaşandı. Ne kadar acı değil mi? Daha da yaşanmaya devam ediyor ve maalesef böyle giderse daha çok böyle olaylar yaşayacağız. Birileri bir kadını öldürüyor sonra ne olacak ki çıkarım diyor. Hayvanlara tecavüz ediliyor yine aynı şey oluyor. Çocuk istismarı yaşanıyor ve yine aynı şey oluyor.

Bir can almak ne kadar da korkunç değil mi? Bir insandan gülümsemesini çalmak ne kadar da büyük hırsızlık değil mi? Kaç kadının daha hayatı bu şekilde son bulacak ya da kaç çocuk daha annesiz büyüyecek? Kaç annenin kalbi bu acı ile dolacak? Kaç baba ölen kızları arkasından gözyaşı dökecek? Kim çıkıp dur diyecek bu işkenceye?

Bence kimse demeyecek...  İstatiksel olarak sayı söyleyip geçeceğiz, sonra bir bakan televizyona çıkıp ‘tolere edilebilir’ diyecek. İşin kötüsü de artık şaşırmayacağız. Ne öldürülen kadınlara, ne de böyle açıklama yapan insanlara...

kadina-yonelik-siddet
 

Alıştık, öldürülen insan sayılarına, eziyet gören hayvan sayılarına, istismara uğrayan çocuklara maalesef ki alıştık. Baş kaldırdıkça sonuç alamadık. Yapan yaptı sonra da çevresi olduğu için mahkemede serbest bırakıldı. Yaşanan acıyla kaldı insanlar. Annesini kaybetmiş çocuk, sevgisizliğiyle kaldı bu dünyada. Çok şey çaldı bu dünya o kadınlardan, o çocuklardan, o insanlardan.

Anlayamayız bir kadının sesinin duyulmamasını. O haykırışların acısını anlayamayız. O çaresizliği bilemeyiz. Bir çığlık olur gülüşleri biz fark edemeyiz. O zulmü hissedemeyiz, gözlerindeki yorgunluğu anlayamayız. Bir şekilde kurtulup bu kadar acıyı çekmiş bir insanı nasıl anlayabiliriz ki? İnsan, o çaresizliği anlayabilir mi? Sesinin duyulmamasını anlayabilir mi?

Çok şey çaldı bu dünya bazı kadınlardan. Bir anne öldürüldü, sonra bir kız çocuğu. Bir kadın öldürüldü, elinden hayatı alındı, yaşanmamış anıları çalındı, sevgisi çalındı, bu dünyaya bırakacağı bir çocuk çalındı, bir gülümseme eksildi, bir insan eksildi bu dünyadan. Biz sadece istatiksel olarak sayısını yazdık işte. İki gün haberlerde tuttuk sonra unutturduk millete. Bizim milletimiz unutkan değil midir zaten? En fazla iki gün sürdü hatırlamak, kaç kadın gitti bir hiç uğruna, bir hırs uğruna?

iddet-kadın-zulüm        dur-kadın-şiddet


Yazık, ölen insanlığa, kaybolan gençliğe, yaşanmamış anılara yazık. Annesini kaybeden çocuğun gözündeki yaşa yazık. Bir annenin kalbindeki acıya yazık. En çok da bilip hiçbir şey yapmayan vicdansız insanların yüreğine yazık...

Aynur Tuna

Aynur Tuna