Ara

Depresyon ve Psikolojik Rahatsızlıklar; Antidepresan Kullanımı

  • Bunu Paylaş:
post-title

Depresyon, insanların hayatlarını büyük oranda etkilemektedir. İnsanların en kolay yakalandığı psikolojik bir rahatsızlık olan depresyon ile baş etmesi zordur. Toplumumuzda ne yazık ki depresyon durumu ya da psikolojik rahatsızlıkların hepsinin antidepresan kullanarak geçeceğine inanılmakta. Küçük yaşlardan itibaren verilen antidepresanlar artık halk diline yer etmiş durumda. Özellikle yaşanılan salgın ve insanların evden çıkamama durumu insanları depresyona daha çok sürükledi. Depresyon insanı yalnızlaştırabilir. Yalnızlık ise insana uzun sürede iyi gelmemektedir. İnsanoğlu sosyal bir canlıdır. Her ne kadar yalnız kalmayı dönem dönem istesek de insan yalnız kalamaz. Yalnızlık insanın alışması zor olan bir durumdur. İnsanoğlu küçük yaşlarından itibaren sosyalleşmeye başlar. Örnek olarak okulların covid dönemi mecburen kapalı olması birçok çocuğun içine çekilmesine, psikolojik olarak bunalmasına ve evde kala kala hemen yorulmalarına yol açtı. Yetişkinlerin evde kalmak zorunda kalması, insanların işlerinden olması durumları insanları hem depresyona hem de sosyal çevrelerinden uzak kalarak yalnızlaşmalarına sebep oldu. Salgın döneminde artan antidepresan kullanımı ise oldukça artış gösterdi.

depresyon-ilaç

Antidepresan ilaç kullanımı yüzde 9.6 arttı. İntiharlar korkutuyor

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/antidepresan-ilac-kullanimi-yuzde-96-artti-intiharlar-korkutuyor-1815500

Tabii ki antidepresan kullanımının tek sebebi salgın değil. Eskiden beri toplumumuzda psikoloğa gitmek “deli doktoruna gitmek” olarak adlandırıldı. İnsanlar, kolay yoldan psikiyatriste giderek antidepresan yazdırmaya ve kullanmaya başladı. İnsanların en son gitmeleri gereken yerlere ilk önce gitmeleri, kaybolan hayatların yaşanmasına neden oldu. Antidepresan içerisinde bulunduğu maddelerden kaynaklı olarak insanların ruh gibi gezmesine sebep olmaktadır. Antidepresan kullanımı her hastada olmamalıdır. Hastalıkların tedavi yöntemleri hastalığın boyutuna göre değişiklik göstermektedir. Toplum olarak yıkamadığımız bir problemimiz de işte bu; İnsanların psikoloğa gitmeyi reddetmeleri. Konuşarak ne halledebiliriz ki düşünceleri aslında toplumun antidepresan kullanımının artmasının nedenlerinden biridir.

ilaç-antidepresan


Antidepresan kullanımları çocuklarda ve ergenlerde beyin gelişimlerine bir miktar zarar verdiği bilinmektedir. Antidepresan ilaçları çocuklarda kalp büyümesi, iştah azalması, ölüm, kilo kaybı gibi durumlara neden olabilmektedir. Antidepresanın yan etkileri bilinmesine rağmen hala daha sıklıkla kullanılması insanlar ve toplum açısından kötü sonuçlara yol açar. İnsanların psikoloğa gidip konuşmak yerine psikiyatriste gidip ilaç yazdırmayı tercih etmeleri sonucunda, ilaçsız yaşayamayan hala daha bir şeyleri anlatmaktan çekinen ve yardım almaktan utanan toplumlar elde ederiz.

psikolog


Özellikle antidepresan kullanım yaşı çocuk yaşlara kadar düştüğü zaman durum daha da kötü hal alabilir. Geleceğin nesillerini hemen ilaca başlatmak ve çocuğun olası yan etkileri yaşaması durumunda ani kötü olaylar yaşanabilir. Çocukların ilaç ile tedavisinden önce bir pedagog yardımı alması gerekmektedir. Artık, 21. yüzyıl dünyasında çocuğunun herhangi bir psikolojik rahatsızlığından utanmak yerine, toplumun “ çocuğu psikoloğa gidiyor” dedikodularını ciddiye almak yerine çocukları düşünmeye başlamalıyız. Tedaviye ilk önce psikolog ile daha sonra hastalığın boyutuna göre psikiyatrist ile devam etmeliyiz. Son zamanlarda çocuklarda artan antidepresan kullanımı gitgide kötü bir hal alarak artış göstermektedir.  

Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli: "Antidepresan kullanımı çocuklarda da artıyor

https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/psikiyatrist-dr-tanju-surmeli-antidepresan-kullanimi-cocuklarda-da-artiyor-1584919/

 

antidepresan-çocuk


Kötü haldeyiz, ülkece artık bazı durumlarda dur demeyi öğrenmeliyiz. Doktora gitmenin ya da psikoloğa gitmenin normal olduğunu artık 21. yüzyılda anlamalıyız. Gelişmeliyiz, bu ülkenin gençleri olarak kendimizi ve hayat görüşümüzü düzeltmeliyiz. Yardım almanın “delilik” olmadığını anlamalıyız. Artan ilaç kullanımı sağlığımızı kaybetmemize sebep olabilir. Ruh gibi gençler ya da ruh gibi yürüyen yetişkinlerden daha çok, canlı ve hayat dolu insanlara ihtiyacımız var. Çevremizden başlayarak bu gelişimi gösterebiliriz. İnsanları öncellikle psikoloğa daha sonra psikolog uygun görürse psikiyatriste gitmelerini söyleyebiliriz. Odasında sizi sadece 10 dakika dinleyen psikiyatristlerin ilaç vermesinin artık doğru olmadığını anlamalı ve kolaya kaçmayı bırakmalıyız.  

Aynur Tuna

Aynur Tuna